ÇOK ÖZEL

.........Insanlar O'na " Bizim Çocuklar büyüdü ama sen hep aynısın yıllardır hiç büyümüyorsun" ..diye şakayla takılıyorlar şimdi…O çocukken kurduğu hayali gerçekleştiremediği için yıllara meydan okuyor.Anlaşılan O da PETER PAN gibi hiç büyümeyecek
Barış Can  Diyarbakır doğumlu olmasına rağmen ailesinin Ankara’ya yerleşmesinden dolayı orada yaşayıp kendi akraba ve akranlarından farklı bir kültür alarak büyüdü.Arkadaş ve akraba çocukları , yörenin müziği ile büyüyüp daha çok kürtce , türkü ve arabesk şarkılar söylerken , O birazcık da oturduğu şehrin ve semtin etkisiyle pop müziğini benimsedi..İyi bir kulağı ve sesi olduğu henüz ilkokuldayken belli olmuştu. O seçimini yapmıştı pop okuyacaktı.Henüz 12 yaşında ortaokul sıralarındayken ilk beste çalışmalarına başladı..  Bu şarkılar ; yıllar sonra yapacağı  ‘Eli işte Gözü Oynaşta’’ adlı kasette okuyacağı şarkılardı
 Beste ve söz çalışmalarını büyük bir heyecanla yaparken hiç beklenmedik bir olay oldu.Ailesi memleketi   Diyarbakır’a dönme kararı almıştı …Barış buraya alışamayacağını biliyordu..Nitekim öyle oldu. İçinde büyüttüğü müzik hevesi burada öldürülüyordu.
Çevresindekiler onun pop müzik okuduğunu öğrenince potansiyel bir dışlama içine giriyorlardı.
 Buradaki  gençlik ,  yıllar sonra Türkçe pop müzik dinleyecekti ama devrin pop müzik sanatçıları bile o günlerde pop söylemiyordu.  Sezen Aksu ve Nilüfer’in sanat müziği , Ajda Pekkan ve Zerrin Özer’ in arabesk kaset yaptıkları bir dönemdi..Barış’ın arkadaşları okul müsamerelerinde ve kafeteryalarda kendi müziklerini icra ederken o hiçbir yerde şarkı söyleyemiyordu.
Yaptığı besteleri ve sesini  insanlara duyurmak için ona gönül veren bir kaç arkadaşıyla  birlikte, Sırf Barış Can şarkı söylesin diye…‘Deliler sahnede’ adlı bir tiyatro oyunu yazıp oynamışlardı.
 Barış Can’ın  bu tiyatro oyunlarını oynarken  hiç unutamadığı bir anısı da var..Okulun yıl sonu müsameresine , komşu okulda okuyan ve sesi çok güzolan bir çocuk getiriliyor ve bu çocuk ; bu tiyatro oyunu için giydiği  rockcu kıyafetleriyle  sahneye çıkacak olan Barıscan  için mahsun , mahsun;
-‘Bu ne biçim Diyarbakırlı ! Pop okuyan biri bizden olamaz’ diye alay etmiş
Barış Can pop müzik de okusa , türkü de okusa  o bir Diyarbakırlı. Lakin bu türkücü çocuk Yıllar sonra; Diyarbakırlı yazar Şevket Beysanoğulları’nın ‘Diyarbakırlı 100 büyükler adlı kitabında ulusal çapta ün kazanmış Cahit Sıtkı Tarancı , Ziya Gökalp ve Celal  Güzelses gibi gerçek ve günümüzün popüler sanatçılarının yanında  Barış Can’ın da biyografisine yer  verileceğini bilseydi  belki de onunla o gün alay etmeyecekti
Barış işte bu amatörce yazılan tiyatro oyunları  sayesinde Diyarbakır’da isim yapmaya başladı..Diyarbakır’ın İLK pop sanatçısı diye..
Ama o yıllar sonra bu ismin yanına  ‘TEK’ kelimesinin de getirileceğini  bilmiyordu..Bu durum onun için bir şans mı , yoksa şansızlık mıydı ? O bunu hala anlamış değil!
Üniversite eğitimini aldığı  Elazığ’da  üniversite orkestrasında şarkı söylediği yıllarda heveslenip, askerliğini de bitirdikten sonra soluğu İstanbul ve Ankara da almış..
 İzzet Öz ve Melih Kibar ile ayak üstü tanışmış.Melih Kibar yurt dışına çıkmak üzereymiş ve bu iş için hatırı sayılı bir para döndüğünü açıklamış dürüstçe...
 İzzet Öz de Konservatuara gitmesi gerektiğini söylemiş..Bu işi yapan müzisyenlerin   okullu olması gerektiğini açıklamış.. 
 Her nedense Unkapanı’nın da çok korkunç olduğunu duymuş bir yerlerden Barış Can… kapısına bile uğramamış.Bu gün hala oraya uğramadığı için biraz pişman….
Barış Can sonra bir arkadaşı aracılığıyla Ankara da bir plakçıya  gitmiş..Cihan plak .
Yapımcı Ceyhan Tunç onun beste ve söz çalışmalarını incelemiş ve ona bir kaset yapmış.Ama baştan anlaşmışlar ; Kaset yapılacak fakat promosyon sanatçıya ait olacak.  
 Kısaca Barış Can kendi tanıtımını kendi yapacakmış…. Bu konuda  bir araştırma yapmadım, ama herhalde böyle bir anlaşma ; müzik dünyasında ilk yapılan bir anlaşmadır.
-‘Kaset yapılsın gerisi kolay… Ben nasıl olsa bir şekilde televizyonlara  çıkar , geniş kitlelere adımı duyururum’’ diye düşünmüş Barış Can…
Yonca Evcimik ve Tarkan’ın  ilk kasetleriyle aynı anda çıkar kaset.. 
  Kasedin adı ELİ İŞTE GÖZÜ OYNAŞTA’dır…..Aslında bu , o günlerin moda şarkıları olan ; Tarkan’ın  ‘Kıl Oldum Abi’ ,Yonca’nın ‘Abone’  şarkıları gibi , istemediği halde   Barış Can’ a yazdırılmış uçuk sözlerin yer aldığı  şarkının bir cümlesidir..Şarkının adı aslında ;BÖYLE BİR AŞK OLAMAZ’dır.Yani o günlerin modasına ayak uydurulmuştur
 Müzik aranjelerini TRT de yayınlanan kuruluş-Osmancık dizisinin müziğini yapan Can Atilla yapmıştır.
 Kasetteki 9 şarkının  sözleri ve müziği Barış Can’a aittir.
Bu şarkılardan 6 tanesi  TRT denetiminden de geçerek ilerisi için ümit vaat etmişse de taraflar şartlara sadık kalır ..firma tanıtımı yapmaz..Yapımcı Barış Can’ a 100 tane kaset vererek onu İstanbul’a yollar..
Barış Can için artık yeni bir macera başlamıştır.Tv istasyonları  onu televizyona  çıkarmak için bazen dolaylı yoldan bazen de açık ,açık para istemişlerdir. Bu işi tek başına başaramayacağını anlayan Barış Can ailesinin yanına Diyarbakır’a döner Burada kafeterya ve küçük kulüplerde sanatçılar pop dışında çoğunluğu arabesk ve türkü  okumaktadır….İş bulamaz.
Yerel radyo ve TV’lerin peş peşe açıldığı bir dönemdir.Barış can şarkılarını Diyarbakır halkına duyurmak için  yerel radyo ve TV’lerde çalışmaya başlar.Türkçe yi şivesiz   konuşması ve yaptığı programlarda şarkı da söylemesi dinleyenlerin ilgisini çekti.
Bir anda yıllar önceki unvanını hatırlayanlar çoğaldı.Bu ses Diyarbakır’ın ilk ve tek pop müzik sanatçısı Barış Can’a aitti. 
Aslında Günümüzde Diyarbakır da bir nebze de olsa büyük şehirlerdeki barları , kafeteryaları aratmayan kulüplerde sözde pop müzik yapanlar var ama  gitar, klavye vb. pop müzik çalgılarıyla yine fantezi , arabesk , türkü ve çoğunlukta sol içerikli  özgün şarkılar ve Kürtçe rock şarkılar söyleniyor...
Bu durumda Barış can  2005 yılında bile hala Diyarbakır’ın ilk ve tek pop müzik sanatçısı…
Tabii şu anda aslen Diyarbakırlı olup ta İstanbul ve büyük şehirlerde profesyonel anlamda pop müziği yapan bir çok Diyarbakırlı olabilir . Hatta bazıları dünya ya bile yayılmış olabilir..Barış Can’ın onlardan farkı memleketi Diyarbakır da halen  yaşıyor olması
Ama ne yazık ki Barış can Diyarbakır da  müziğini icra ederken   hep farklı zeminler üstünde durmak zorunda kaldı. Bu zeminler.....
Ya bir tiyatro oyunu sergiledi
Ya  konusu yardım olan kampanyalar düzenledi
 Ya pop müzik okuyabileceği  Televizyon müzik programları sundu
 Ya çocuk animasyonları ve TV 'de Çocuk programları yaptı
O , ancak bu zeminler üzerinde durup şarkı söyleyebiliyordu…
 Yıllar böyle devam ederken bu zeminler ona ilginç bir sürpriz hazırladı.Bu zeminleri yaratırken farkında olmadan Diyarbakır da bir PETER PAN olmuştu.
Diyarbakırlı çocuklar kendilerini  eğlendiren masallar anlatan , şarkılar söyleyen renkli ve çocuksu  elbiseler giyerek  dans eden  bu çocuk ruhlu adamı hemen benimsemişlerdi.
 Hem Diyarbakırlı çocukların kaçta kaçı Ege veya  Akdeniz deki  otellerde yapılan çocuk animasyonlarına katılabiliyorlardı ki ? Yapılan animasyonlar çocuklara çok ilginç geldi. Nede olsa Diyarbakır da bir ilkti bu..
Barış Can , BİZİM ÇOCUKLAR  Show programını nerdeyse tek başına hazırlamaya başlıyordu.Ona yardım eden hiçbir yardımcısı yoktu..
Programa yaklaşık 100’e yakın  çocuk katılıyor ve  her hafta belirli günler ve haftalar çerçevesinde çeşitli dokümanlar hazırlıyordu…Katılacak okulun öğrencilerini bir, bir seçiyor, onlara program içinde neler yapması -hangi konuyu hazırlaması gerektiğini tek , tek anlatıyordu.
Sponsorluğun ne demek olduğunu bilmeyen küçük esnafları  tek, tek gezerek   çocuklara armağanlar gönderme  konusunda onları ikna etmeye çalışıyordu.
Bir yandan da çalıştığı TV’nin yerel bir TV olması nedeniyle  karşılaştığı teknik problemlerin verdiği sıkıntıları doğal karşılayarak canlı yayın öncesinde bile oluşan  bu sıkıntıları  gizleyip  canlı yayına giriyor sevimli pozlar takınarak , renkli elbiselerle çocuklara şarkılar söylüyor onlarla oyunlar oynuyordu.
Yaklaşık 10 yıl önce başlayan ve sürekli devam eden BİZİM ÇOCUKLAR VE BARIŞ CAN programı işte bu şekilde oluştu.
 Yapıldığı İlk yıllarda programa katılan çocuklar yani şimdilerde üniversiteye giden ablalar ve ağabeyler onu o kadar benimsemişler ki küçükken konuk oldukları Barış Can ağabeylerine gönüllü asistanlık bile yapıyorlar..
Şimdi Dicle Üniversitesi ve bir çok Kamu kuruluşu ve özel kuruluşlar çocuklara yönelik programlar hazırlamak istediklerinde BARIŞ CAN VE ANİMASYON EKİBİ’ni çağırıyorlar.
Barış Can Diyarbakırlı Çocukların sevgilisi artık..Bir rivayete göre Televizyonu izleyen  5 yaşındaki bir çocuk annesine oyuncak olarak kendisine Barış Can’ ı alması için saatlerce  yalvarmış..
Barış can evinde kurduğu küçük bir stüdyo da hala beste yapıyor. Sözleri ve müzikleri kendisine ait 500 e yakın şarkısı var.
Şarkılarını duygularıyla yapıyor.Ve Sezen Aksu’yu çok seviyor.Nota bilgisi yok ama şan ve diksiyon dersleri almış Şarkılarını org çalarak seslendiriyor. 
Son yıllarda çeşitli misyonlar yüklenerek şarkılarını yapmaktadır.Sokak çocuklarını ve sorunlarını anlatan bir şarkı yapmış ve bu şarkıya bir klip çekmiştir.Klipi Söz-TV yapmış fakat ulusal televizyonlarda  yayınlanmamıştır
Halen Diyarbakır da  SÖZ TV ‘de BİZİM ÇOCUKLAR VE  BARIŞ CAN adlı  bir çocuk Talk Show’u yapmaktadır.Yaptığı şarkıları dinleyicilerine bu program vesilesiyle  ulaştırabilmektedir. Edindiği kitle daha çok çocuklar ve gençlerden oluşmaktadır.  Bu program sayesinde her hafta farklı bir okuldan çocuk grupları gelerek.Barış Can’la birlikte eğleniyorlar.
BİZİM ÇOCUKLAR programı bir Disneyland gibi , ama stüdyoda  hiç oyuncak yok.İçerde birkaç resim, logolar,oturma standı ve bazen de birkaç balon var..
Birde yıllar önce programa katılan çocuklar hani büyümüşlerdi ya !  İşte bu  gençlerin anneleri bazen Barış Can’a 
‘Bizim Çocuklar büyüdü ama sen hep aynısın yıllardır hiç büyümüyorsun’ ..diye şakayla takılıyorlar şimdi…
O çocukken kurduğu hayali gerçekleştiremediği için yıllara meydan okuyor
Anlaşılan O da PETER PAN gibi hiç büyümeyecek